Vitamin Hapları, Vitamin ilaçları kullanımı

Vitamin, Vitamin Çeşitleri Yorum Yok »

Vitamin hapları uzun süre kullanılabilir mi? İlaç mıdır?

Özellikle Avrupa Gıda Konseyi tarafından kabul edilen RDA değerlerine (önerilen günlük alım miktarı) uygun vitamin ve mineral haplarını sağlığınızı korumak için alabilirsiniz. Ancak hapların A ve D vitamin içeriğinin çok yüksek olmamasına dikkat edilmelidir.

A vitamini 5000 ünite, D vitamini 2000 ünite düzeyinin üstünde ve sürekli kullanımı zararlı olabilir.

Vitamin hapları eğer bu RDA değerlerinin çok üzerinde ise artık takviye amacıyla değil, ilaç olarak kullanılıyor demektir. Bu gibi ilaçlar için kullanım süreleri hekim tarafından bildirilir veya ilacın prospektüsünde yer alır.

Vitamin mineral içeren destek için satılan haplar ilaç mahiyetinde değildir ve bu yüzden pek çok Avrupa ülkesinde ve Amerika Birleşik Devletleri Kanada gibi ülkelerde reçetesiz olarak satılmaktadır.

A Vitamin,C Vitamin,D Vitamin,E Vitamin,K Vitamin,B6 Vitaminleri Ve Yemeniz Gerekenler

A Vitamini, B6 vitamini, D vitamini, E Vitamini, K Vitamini, Sıkça Sorular Sorular, Vitamin, Vitamin Çeşitleri, c Vitamini 1 Yorum »

Vitaminler, insan bedeninde ki hücre ve organların düzgün çalışabilmesi, metabolik olayların gerçekleşebilmesi için gereklidir. Ancak bilinçsiz vitamin tüketiminin kalp rahatsızlarından böbrek hastalıklarına kadar pek çok zararı olabileceğini biliyor musunuz?

Etiler Memorial Polikliniği İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Murat Görgülü’nün verdiği bilgilere göre; vitaminler kalori ve besin değeri içermeyen ancak insan bedeninde ki hücre ve organların düzgün çalışabilmesi, metabolik olayların gerçekleşebilmesi için gerekli, yiyecekler ya da içeceklerle belirli miktarda alınması gereken, ileri biyolojik etkinliğe sahip organik bileşiklerdir. İnsan bedeni vitaminlerin büyük çoğunluğunu hiçbir şekilde üretemez ya da gereksiniminin çok altında üretebilir o yüzden dışarıdan alınmaları önemlidir. İnsan bedeni ancak bir miktar A vitamini öncülü, D vitamini ve gereksinimin çok altında Niasin üretebilir. Vitamin alımında ki eksiklikler sonucunda insan organizmasının çalışması, doku ve hücre metabolizmasında bir takım aksaklıklar oluşur.

Vitaminler ana olarak iki gruba ayrılır, bunlar yağda eriyen A,D,E,K vitaminleri ile suda eriyen B grubu vitaminler ( B1,B2,B3,B5,B6,B9-folik asit- ve B12 ), C vitamini, Biotin (H vitamini), P vitaminidir.

Hangi Vitaminler, Nasıl Zararlar Verebilir?

Sigara, alkol kullanımı, gebelik, hastalık hali, kanser tedavisi, bir takım sindirim sistemi rahatsızlıkları, hormonal rahatsızlıklar ve bazı çevresel etkenler vitamin gereksinimini arttırır. Ancak vücuda gereğinden fazla alınan vitaminler yarar sağlamaz ve büyük kısmı değişime uğramadan safra yolları ya da böbrek aracılığıyla atılır.

Vitaminlerin fazla alınımında doğabilecek rahatsızlıklar ise şöyle:

Vitamin A: Süt, yumurta ve bazı yeşil sebzelerde bulunur. Gereğinden fazla alındığında oldukça toksik etki yapar, günlük 50.000 Ü üzeri alımlarda bulantı, kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, görme bozukluğu, kas ve eklem ağrılarına neden olur, yalancı beyin tümörü bulguları gösterir. Özellikle gebe kadınların bir günde 20.000 Ü üzeri A vitamini almaları sonucunda, bebekte bedensel ve zihinsel sakatlıklar oluşabilir. Gene A vitamininin öncülü olan Beta karoteninin gereğinden fazla alınması benzer yan etkiler yapabilir.

Vitamin D: Süt ve süt ürünleri başlıca vitamin D kaynağıdır. Ayrıca insan vücudu güneş ışınları ile kolesterolden D vitamini sentezi yapabilir. Günde 5.000 üniteden fazla D vitamini alınması kabızlık, karın ağrısı, ağızda kuruma, böbrekte hasar, taş oluşması, elektrolit bozukluğu ile kalpte fonksiyon ve ritim problemi yaratabilir.

Vitamin E: Bitkisel yağlar, kuruyemişler, yeşil yapraklı bitkiler ve ette bulunur, günlük 1000 ünite üzerinde bir takım yan etkiler görülebilir.

Vitamin C: Taze meyve, sebze, özellikle turunçgillerde bulunur, günlük 1 gr önerilen güvenli üst dozdur, daha yüksek uzun süre kullanımda sindirim sistemi tahrişleri, bulantı, karın ağrısı, kanda elektrolit bozukluğu ve böbrek taşı oluşumu yapabilir.

Vitamin B6: Tavuk, balık, yeşil yapraklı sebzeler, patates, muz, kuruyemiş, kepekli ekmekte bulunur, aslen bazı sinir tahribatlarının tedavisinde kullanılsa da 6 aydan uzun süre 100 mg üzerinde kullanılması sinirlerde tahribatı arttırabilir, günde 2000 mg üzeri kullanımlarda sinirlerdeki tahribat çok daha hızlı olur.

Vitamin K: Kanda pıhtılaşmayı sağlayan ve hayvansal kaynaklı olan bu vitamin fazla alınımı ancak tedavi sırasında yüksek doz verilmesiyle olur, bu kişilerde kanın pıhtılaşma ve emboli oluşma riski oluşabilir.

Vitaminlerin bilinen belli başlı toksik etkileri yukarıda özetlendiği gibidir. Günümüz çevresel şartları, beslenme bozukluğu, fast food beslenme alışkanlığı, sigara, alkol kullanımı ve sentetik madde katkıları nedeniyle besinlerin vitamin değerleri değişmektedir. İnsanların belli dönemlerde vitamin takviyesine başvurması gerekmektedir, ancak bu tip durumlarda izlenecek en iyi yol hekime başvurarak doğru dozda, doğru vitamini kullanmaktır.

Vitaminler A vitamini , D vitamini , E vitamini

A Vitamini, B vitamini, B1 Vitamini, B12 vitamini, B2 Vitamini, B3 Vitamini, B5 Vitamini, B6 vitamini, D vitamini, E Vitamini, Fosfor, K Vitamini, Kalsiyum, Kategorilenmemiş, Lahana Kapsülü, Maden Suyu, Potasyum, Saç Dökümü, Sodyum, Sıkça Sorular Sorular, Vitamin, c Vitamini, demir, karbonhidratlar, magnezyum, çinko Yorum Yok »

Vitaminler, vücutta metabolik gereksinimler için vazgeçilmez olan organik maddelerdir. Bir kısmının vücutta üretilebilmesine karşın, çoğu vücutta üretilemez. Bu nedenle dışarıdan, bazı yiyeceklerle alınmaları gerekir.

Temel olarak iki çeşit vitamin vardır: Yağda Eriyen Vitaminler ve Suda Eriyen Vitaminler .

Yağda eriyen vitaminler

A vitamini
D vitamini
E vitamini
K vitamini

Suda eriyen vitaminler

B1 vitamini
B2 vitamini
B3 vitamini
B5 vitamini
B6 vitamini
B8 vitamini
B9 vitamini
B12 vitamini
C vitamini
P vitamini

Sağlıklı yaşam için hangi besinler gereklidir?

Besinlerin dört ana öğesi olan proteinler, yağlar, karbonhidratlar ve yemek tuzu gibi makro besleyiciler saf olarak alındıklarında, yeterli miktarlarda vücuda girseler bile, sağlıklı durumun sürdürülmesini sağlayamazlar. Bunlarla birlikte vitaminlerin ve demir, çinko, bakır, iyod, krom, magnezyum, manganez, molibden, vanadyum, ve silisyum gibi esansiyel minerallerin de alınması gereklidir.

Vücudumuz için gerekli olan vitaminlerin tümünü besinlerden alabilir miyiz?

Evet. Karbonhidrat, protein ve yağ gibi ana besin öğelerini yeterli miktarda içeren besinlerle yapılan dengeli beslenme, bazı özel durumlar hariç vücudun günlük gereksinimine yetecek kadar vitamin sağlar. Ancak, günlük beslenmeniz sebzemeyve, hububat, süt ürünleri, et-yumurta gibi protein açısından zengin besinlerden herhangi birini içermiyor ya da az miktarda içeriyorsa, ihtiyacınız olan vitaminlerin tümünü besinlerden sağlanamayacağından vitamin takviyesi gerekir.

Besinler beklediğinde vitamin kaybına uğrarlar mı?

Besinler pişirme, saklama ve ısıtma sırasında vitamin kaybına uğrayabilirler. Besinler içindeki yağda çözünen vitaminler ısı hava ve ışıktan pek etkilenmezler. Tıamin (B1 vitamini), folik asid, pantotenik asid (B5 vitamini) ve özellikle askorbik asit (C vitamini) gibi suda çözünen vitaminler ise, besin maddelerinin kaynatma ve kızartılmaları sırasında kısmen parçalanırlar. Yemek suyunun atılması da, besinler içindeki suda-çözünen bir kısım vitaminlerin yitirilmesine neden olur.

Kadınlar, erkeklere oranla beslenme bozukluklarına daha mı duyarlıdırlar?

Kadınların çoğunun kalori gereksinimi ve aldıkları kalori miktarı, erkeklerden azdır. Bu nedenle, yeterli vitamin ve mineral alımını sağlayabilmek için, besinsel içeriği yoğun bir diyet uygulamaları gerekir. Kadınların kalsiyum ve demir gereksinimi erkeklerden fazladır. Gebelik, laktasyon ve oral kontraseptif kullanımı da vücudun vitamin dengesini bozar; vitamin eksikliği, bazı kadınların yakındığı premenstrüel şikayetlere de neden olabilir.

Gebe ve emziren kadınların hangi vitaminlere gereksinimi vardır?

Gebelik ya da süt verme süresince gerek anne gerekse fetus veya bebeğin, A, C, B1, B6, B12, folik asit vitaminlerinin yanı sıra, demir, kalsiyum gibi mineral gereksinimleri artar ve bu ihtiyacı karşılayabilmek için vitamin preparatlarına başvurmak gerekebilir.

Kalsiyumun vücut için önemi nedir?

Kalsiyum; doğumdan yaşlılığa kadar, kemik, diş ve tırnakların sağlıklı oluşumunu ve devamını sağlamanın yanında kemik kaybının önlenmesi için gereklidir. Yaş ilerledikçe kalsiyum emilimi azalır.

30 yaşın üzerinde kadınların vitamin + kalsiyum takviyesine neden ihtiyacı vardır?

Özellikle 30 yaşından sonra kadınlar daha fazla kalsiyum kaybetmeye başlarlar. Menapoz’la birlikte bu kayıp hızlanır ve osteoporoz belirtileri (kemiklerde zayıflama, ağrı) görülebilir. Kalsiyumun emilmesi ve vücut tarafından tam olarak kullanılabilmesi için D vitamini ve genel sağlığın korunmasında vitaminler önemlidir. Kadınlar, 30′lu yaşlardan sonra, süt ve süt ürünlerini daha çok tüketmeli, güneş ışığından daha fazla yararlanmalı ve egzersize önem vermelidirler.

Demirin insan vücudu için önemi nedir?

Kanın en önemli fonksiyonel komponentini oluşturan demir, dokuya oksijen taşınması ve böylece dokudaki oksidasyon olaylarının sürdürülmesi için gereklidir. Demir eksikliğine bağlı olarak kansızlık, yorgunluk ve çalışma kapasitesinde azalma görülür.

Kadınların erkeklerden daha fazla demire ihtiyacı var mıdır?

Erkeklerin demir ihtiyacı günde 10 mg, kadınların 15 mg’dır. Kadınlarda her ay adet (menstruasyon) dönemlerinde kan kaybı olduğundan, ayrıca gebelik ve emzirme dönemlerinde bebeğin demir ihtiyacını da anne karşıladığından demir gereksinimi artar. Buna karşın kadınların demir depolama kapasitesi düşük olduğundan demir takviyesine özellikle ihtiyaç duyarlar.

Adet öncesi gerginlik (Premenstrüel sendrom) belirtileri nedir?

Adet öncesi gerginlik olarak da bilinen premenstrüel sendrom (PMS) kadınlarda adetten 5 ile 11.gün önce başlayan belirtiler topluluğudur. Halsizlik, uyku bozuklukları, huzursuzluk, ağrı gibi birçok belirtisi bulunur.

Adet öncesi gerginlik (Premenstrüel sendrom) nasıl önlenir?

Bu tip şikayetleri önlemek için egzersiz yapmalı, özellikle bu dönemlerde beslenmeye özen gösterilmelidir. Çay, kahve, sigarayı kesip sebze, meyve yenmeli ve bol su içilmelidir. Ayrıca B6, E, C ve D vitamini, kalsiyum ve magneryum alımının bu şikayetleri azalttığı görülmüştür. Evening Primrose bitkisinin tohumlarından elde edilen yağın (EPO) kullanımı sonucu PMS (premenstrüel sendrom) belirtilerinde anlamlı düzelmeler (karın şişkinliği ve göğüslerdeki duyarlılıkta %95, huzursuzlukta %80 gibi) görülmüştür.

Vitamin hapları günün hangi saatinde alınır? Belli saatlerde almanın önemi var mıdır?

Vitamin hapları günün herhangi bir saatinde alınabilir. Ancak, diş fırçalamak gibi her gün düzenli olarak aynı saatte yapılan bir iş olarak görülmesinin, ilacı almayı hatırlama açısından yararı vardır.

Vitamin hapları uzun süre kullanılabilir mi?

Evet. Özellikle Avrupa Gıda Konseyi tarafından kabul edilen RDA değerlerine (önerilen günlük alım miktarı) uygun vitamin ve mineral haplarını sağlığınızı korumak için alabilirsiniz. Ancak hapların A ve D vitamin içeriğinin çok yüksek olmamasına dikkat edilmelidir. A vitamininin 5000 ünite, D vitamininin 500 ünite düzeyinin üstünde ve sürekli kullanımı zararlı olabilir.

İklim ve coğrafi bölge vitamin gereksinimini etkiler mi?

İklim ve coğrafi bölge koşullarına göre D vitaminine olan gereksinim değişebilir. Güneşli bir çevrede, açık havada yaşıyanlarda ciltte yeterli derecede vitamin sentez edildiği için bu vitamine gereksinim azalır. D vitamininin en önemli kaynağı cilttir. Kuzey ülkeleri ve derin vadi içlerindeki yerleşme yerleri gibi az güneşli yerlerde yaşayanlarda veya mesleki nedenlerle gündüz vaktini kapalı yerlerde geçirenlerde D vitamini gereksinimi artar. Güneşli ortamda yaşadığı. halde geleneksel nedenlerle fazla örtünen kadınlarda da aynı durum sözkonusu olabilir.

Adet öncesi gerginlik (Premenstrüel sendrom) nasıl önlenir?

Sıkça Sorular Sorular, Vitamin 3 Yorum »

Adet öncesi gerginlik (Premenstrüel sendrom) nasıl önlenir?

Bu tip şikayetleri önlemek için egzersiz yapmalı, özellikle bu dönemlerde beslenmeye özen gösterilmelidir. Çay, kahve, sigarayı kesip sebze, meyve yenmeli ve bol su içilmelidir. Ayrıca B6, E, C ve D vitamini, kalsiyum ve magneryum alımının bu şikayetleri azalttığı görülmüştür. Evening Primrose bitkisinin tohumlarından elde edilen yağın (EPO) kullanımı sonucu PMS (premenstrüel sendrom) belirtilerinde anlamlı düzelmeler (karın şişkinliği ve göğüslerdeki duyarlılıkta %95, huzursuzlukta %80 gibi) görülmüştür.

Adet öncesi gerginlik (Premenstrüel sendrom) belirtileri nedir?

Sıkça Sorular Sorular, Vitamin Yorum Yok »

Adet öncesi gerginlik (Premenstrüel sendrom) belirtileri nedir?

Adet öncesi gerginlik olarak da bilinen premenstrüel sendrom (PMS) kadınlarda adetten 5 ile 11.gün önce başlayan belirtiler topluluğudur. Halsizlik, uyku bozuklukları, huzursuzluk, ağrı gibi birçok belirtisi bulunur.



www.sitemerkezi.net


Kadınların erkeklerden daha fazla demire ihtiyacı var mıdır?

Sıkça Sorular Sorular, Vitamin Yorum Yok »

Kadınların erkeklerden daha fazla demire ihtiyacı var mıdır?

Erkeklerin demir ihtiyacı günde 10 mg, kadınların 15 mg’dır. Kadınlarda her ay adet (menstruasyon) dönemlerinde kan kaybı olduğundan, ayrıca gebelik ve emzirme dönemlerinde bebeğin demir ihtiyacını da anne karşıladığından demir gereksinimi artar. Buna karşın kadınların demir depolama kapasitesi düşük olduğundan demir takviyesine özellikle ihtiyaç duyarlar.

30 yaşın üzerinde kadınların vitamin + kalsiyum takviyesine neden ihtiyacı vardır?

D vitamini, Sıkça Sorular Sorular, Vitamin Yorum Yok »

30 yaşın üzerinde kadınların vitamin + kalsiyum takviyesine neden ihtiyacı vardır?

Özellikle 30 yaşından sonra kadınlar daha fazla kalsiyum kaybetmeye başlarlar. Menapoz’la birlikte bu kayıp hızlanır ve osteoporoz belirtileri (kemiklerde zayıflama, ağrı) görülebilir. Kalsiyumun emilmesi ve vücut tarafından tam olarak kullanılabilmesi için D vitamini ve genel sağlığın korunmasında vitaminler önemlidir. Kadınlar, 30′lu yaşlardan sonra, süt ve süt ürünlerini daha çok tüketmeli, güneş ışığından daha fazla yararlanmalı ve egzersize önem vermelidirler.

D Vitamini

D vitamini, Vitamin Yorum Yok »

D Vitamini

D VİTAMİNİ
D vitamini yağda eriyen vitaminlerdendir. İki şekilde bulunur. Aktif ergosterol, kalsiferol ve D2 vitamini gibi adlarla da bilinen ergokalsiferol ışınlanmış mayalarda bulunur. Aktif 7-dehidrokolesterol ve D3 vitamini gibi adlarla da anılan kolesalsiferol ise insan derisinde güneş ışığı ile temas sonucu meydana gelir ve daha çok balık yağında ve yumurta sarısında bulunur. Isıya ve pişirmeye karşı dayanıklıdır.

Yararları:
İnce bağırsaklardan kalsiyum ve fosforun emilimini düzenleyerek kemik büyümesi, sertleşmesi ve tamiri üzerinde etkili olur. Raşitizmi önler. Böbrek hastalıklarında düşük kan kalsiyumu seviyesini düzenler. Kas kasılmalarını önler. Kalsiyumla birlikte kemik gelişimini kontrol eder. Bebekler ve çocuklarda kemik ve dişlerin normal gelişme ve büyümesini sağlar. Güneş ışığı bakımından yetersiz bölgelerde yaşayan çocuklar, yetersiz gıda alan ve fazla kalori yakan kişiler, 55 yaşın üzerindekiler, özellikle menopoz sonrası kadınlar, emziren ve hamile kadınlar, alkol veya uyuşturucu kullananlar, kronik hastalığı olanlar, uzun süredir stres altında olanlar, yakın geçmişte ameliyat geçirmiş olanlar, mide-bağırsak kanalının bir kısmı ameliyat ile alınmış olanlar, ağır yaralanma ve yanığı olan kişilerin D vitaminine özellikle ihtiyaçları vardır.

Hangi besinlerde bulunur?

Süt ve süt ürünleri, ringa balığı, uskumru fileto, somon balığı, tuna balığı, balık yağı

Eksikliği nelere yol açar?

Raşitizm (Çocuklarda D vitamini eksikliği ile oluşan hastalık): Çarpık bacaklar, kemik veya eklem yerlerinde deformasyonlar, diş gelişiminde gerilik, kaslarda zayıflık, yorgunluk, bitkinlik. Osteomalazi (yetişkinlerde D vitamini eksikliği ile oluşan hastalık) kaburga kemiklerinde, omurganın alt kısmında, leğen kemiğinde, bacaklarda ağrı, kas zayıflığı ve spazmları, çabuk kırılan kemikler.


Vitaminler

Kategorilenmemiş Yorum Yok »

Vitaminler neden gereklidir - Doğal vitaminler hangi besinlerde bulunur

A VİTAMİNİ
Çocukların büyümesine yardımcı olur. Yangılara karşı bedenin direncini sağlar. Gözü korur, besler ve iyi çalışmasını güvence altına alır. Bulunduğu besinlerden bazıları şöyledir:
Süt, koyun eti, yumurta, balık, dana eti, tavuk eti ve av hayvanlarının eti, kuşkonmaz, patlıcan, tereyağı, havuç, kereviz, lahana, karnıbahar, hurma, ıspanak, ekmek, hamurişleri, çilek, taze fasulye, mercimek, kavu, şalgam, portakal, greyfurt, maydanoz, armut, elma, patates ve domates.

B(1) VİTAMİNİ
Gelişmeyi sağlar, sindirimi kolaylaştırır. Meyve şekerlerinin özümlenmesine yardımcı olur. Salgı bezlerinin faaliyetini arttırır. Şu besinlerde bulunur:
Süt, taze sebzeler, mercimek, bira mayası, koyun eti, fındık, ceviz, yumurta, portakal, ekmek, hamurişleri, nohut, balık, dana eti, kepek, sakatat, kuzu eti, sığır eti, muz, havuç, kestane, lahana, karnıbahar, un.

B(2) VİTAMİNİ
Şekerin özümlenmesini sağlar. Sinir sistemini düzene sokar. Solunum sisteminin çalışmasına yardımcı olur. Şu besinlerde bulunur:
Süt, peynir, taze ve kuru sebzeler, bira mayası, koyun eti, yumurta, ceviz, fındık, ekmek, balık, patates, dana eti, salatalık, sakatat, badem, sığır eti, un.

B(6) VİTAMİNİ
Dokuların yenileşmesini sağlar. Karaciğerin dostudur. Sinir sistemini düzene sokar. Cildin parlaklığı ve gerginliğini sağlar. Şu besinlerde bulunur:
Et, süt, bira mayası, koyun eti, yumurta, portakal, armut, nohut, dana eti, yeşil salatalıklar, muz, lahana, ıspanak, karaciğer, ekmek, hamurişleri, taze ve kuru fasulye.

C VİTAMİNİ
Kemiklerin ve dişlerin gelişmesini sağlar. Büyümeye ve gelişmeye yardımcı olur. Kanı zehirlerden temizler. Tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını azaltır. Böbreküstü bezlerinin çalışmasını arttırarak erkeğin erkeklik gücünü sürdürmesini sağlar. Organizmayı grip, nezle gibi hastalıklara karşı dirençli kılar.

D VİTAMİNİ
Kemikleşmeyi sağlar. Kandaki fosfor ve kalsiyum miktarını yükseltir. Şu besinlerde bulunur:
Sucuk, balık ve su ürünleri, tereyağı, peynir, istiridye, süt.

E VİTAMİNİ
Vücudumuz için hayati önem taşıyan E vitamini yağda eriyen vitamin türlerindendir. Isıya ve yoğun pişirmeye karşı dayanıklıdır. Göz sağlığı için hayati önem taşır. Retina gelişimi için önemli bir oynar. Katarak yapıcı etkilere karşı önemli bir koruyucu biridir. Vücuda alınan ağır metaller, zehirli bileşikler, radyasyon ve bazı ilaçların yarattığı toksinlere karşı koruma sağlar. Virüslerden kaynaklanan hastalıklara karşı vücudun direncini yükseltir. Bağışıklık sistemi için önemli vitaminlerden biridir. Yapılan araştırmalar E vitamininin yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarının önlenmesinde olumlu etkisi olduğunu kanıtlamıştır. Ayrıca yaşlanmaya karşı koruyucu etkisi de bulunur. Toksin maddelerin vücutta yarattığı tahribatı da azalttığı ortaya çıkmıştır. Kırmızı kan hücrelerinin sağlıklı gelişimi ve çoğalması için gereklidir. Kalbe yararlı olan HDL kolesterol oranını yükseltip, zararlı olan LDL kolesterolünü azaltır. Kandaki kolesterol oranını dengeye sokar. Kaslar ve cilt sağlığı için de önemli bir vitamindir. Hava kirliliğinden dolayı akciğerde ve ağızda oluşan olumsuz etkiyi azaltır. Kalp krizine, kansere, Alzheimer’e, katarakta karşı koruyuculuğu olduğu üzerinde ciddi veriler toplansa da, henüz bu konudaki yararlan kanıtlanmamıştır.
Buğday, pirinç, mısır, darı, çavdar, marul, soya, yerfıstığı, kabak çekirdeği, badem, susam, ceviz, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, pamukyağı ve yeşil sebzelerde bol miktarda bulunur.

K vitamini

Vitamin Yorum Yok »

K vitamini, yeşil sebze, çay ve ciğerde bulunan ve kan pıhtılaşmasında önemli bir yeri olan vitamindir.Karaciğerde protrombin yapılmasında kullanılır. Yokluğunda kan ile ilgili belirtiler ortaya çıkar. Normal olarak barsaklarda bulunan bakteriler tarafından sentezlenir.


Ücretsiz Blog Servisi Blogsayfasi.com ile WordPress üzerine kurulmuştur. WP Theme
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş